Velilerimizle birlikte düzenlediğimiz özel bir çalışma yapıyoruz. Veli katılım programı adını verdiğimiz bu projede her veli kendi çocuğunun grubunda özel bir saat geçiriyor. Bu saat içinde kendi seçtiği bir okul öncesi etkinlik programını uyguluyor. Çok keyifli, eğlenceli ve inanılmaz enerjik geçen zamanlar hem çocuklar hem de anneler açısından çok güzel anılarla dolu geçiyor. Biz bu köşemizde annelerimizin bu değerli anılarını paylaşmak istiyoruz.
ARALIK
Öncelikle, bana bu imkanı sağladığı için, başta Nilüfer Hanım olmak üzere, tüm Mavi Beyaz çalışanlarına çok teşekkür ediyorum.
Ben bir diş hekimi olarak, bu 1 saatlik süre içinde kendimi çok mutlu ve şanslı hissettim.
Her eğitimde olduğu gibi, ağız ve diş sağlığı eğitimi de 4-5 yaşlarında verilmeye başlanmalıdır. Bence bütün okul öncesi eğitim kurumlarında, bu yaştaki çocuklara bu eğitim verilmelidir. Bilinmeyenin korku yaratacağı düşüncesindeyim. Bir çocuk, diş bakımını ve tedavisini sağlıklı bir koşularda öğrenmezse, minicik bir diş ağrısı, çocukta bir travma yaratabilir. Bugün çoğu yetişkinin iş hekiminden ve tedavisinden korkmasının sebebi budur.
Kendi mi o gün çok mutlu hissettim, çünkü ben 12 çocuğa ağız ve diş sağlığını anlatabildim ve ilk ağız taramalarını yapabildim. Onların, ben anlatırken olaya dahil olmaları, sorularıma mantıklı ve doğru cevap vermeleri beni çok duygulandırdı. Bir kez daha ne kadar akıllı, meraklı ve her şeyi hak eden çocuklar olduklarını görmüş oldum. Tekrar teşekkür ediyorum.
Saygı ve Sevgilerimle
Burcu GENİŞ
================================================================
================================================================
Bu sene yeni bir program uygulayacağız. Veli Katılım Programı. Her çocuk kendi çocuğunun sınıfına girip bir uygulama yaptıracak.
İşte okulun ilk toplantısında bunu duyduğum anda, içim pırpır etmeye başladı. Kafam hemen neler yaptırabileceğimi düşünmeye başladı. Hele Aslı ve İlknur ile konuşup, günü belirledikten sonra heyecanım daha da arttı. Oturdum, yapacaklarımla ilgili çalışmaya başladım. Aklımdakilerden birini seçtik. Renkli elişi kağıtlarından üçgen, kare ve daire kesip kolaj çalışması yapacaktık. Daha önce evde Alper ile bu çalışmayı yapmıştık, çok keyif almıştı.
O gün saat 11:00' de okula girdim. Ellerim titriyordu heyecandan. Hemen sınıfa çıktık. Çocuklar oturmuş bekliyorlardı. Kapıyı açıp içeriye girince hepsinin meraklı gözleri ile karşılaştım. Batu gözlerinin içiyle gülerek hoş geldin diyordu sanki. Önce onlara ismimi ve ne için geldiğimi söyledim. Sonra tek tek hepsinin adını sordum. Sıra kağıtları dağıtmaya geldi. Hepsi büyük bir titizlikle kesmeye başladılar. Hepsi kendilerine göre gayet başarılıydılar. Yardıma ihtiyaç duyduklarında hepsine birden cevap vermek o kadar kolay değildi. Bu noktada, Aslı, İlknur, Tuğba ve Pınar Öğretmenler yardıma yetiştiler. Nilüfer Hanım ise başımızda bizi izliyordu.
Çocuklarla renkli kağıtları yapıştırdık, tek tek panoya astık. Defne normal zamanda bana ismimle hitap ederken, o bile anın sihrine kapılmış, bana, "öğretmenim ne yapalım" diyordu.
Sonra çocuklara renk oluşumu ile ilgili bir masal hazırlamıştım. Onu da anlatıp sorular sordum. Hepsi dikkatli dikkatli dinleyip cevap verdi.
Kendimi bir an gerçekten onların öğretmeniymiş gibi hissettim.
Hepsine benimle birlikte bu faaliyeti yaptıkları için teşekkür ettim. Aslı "siz de Çiğdem' e teşekkür edin" deyince, Elifsu gelip sarıldı ilk önce, diğerleri de onu takip ettiler.
Ben b çocuklara renklerle ilgili bir şeyler göstermeye gitmiştim, ama bu 12 çocuk bana başa renkler öğrettiler.
Çocuklarınız, çocuklarımız çok keyifliler, ben onlarla geçirdiğim yarım saatten çok büyük bir keyif aldım. Bu lezzeti tattırdığı için Nilüfer Hanım' a çok teşekkür eder, sizlere de bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Hepinize renkli günler.
Çiğdem GÜLGÜN
================================================================
Bütün haftasonu biran önce bu güzel günün gelmesini bekleyerek geçirdim. Bu güzel günde sınıf öğretmeni ben olacaktım. Sabah oğlumla birlikte büyük bir heyecan içinde geldik. Sınıfımıza girdiğim zaman, öğrencilerin gürültüsü beni biraz ürküttü. Kuntay' ın da heyecanlanması ve bana "anne" diyerek sürekli bir şeyler sorması, beni daha da çok heyecanlandırdı. Yaptığımız faaliyet çok eğlenceliydi. Zaman kısıtlı olsa da bu kadar güzel çocukların öğretmeni olmak harikaydı. En kısa zamanda ikinci faaliyetimizi sabırsızlıkla bekliyorum.
Zeynep GÜL
================================================================
OCAK
Veli katılım programını gerçekleştirirken ne yapacağımı kimseye söylememiştim. Okulda çalışan eşime bile. O gün okula geldiğim zaman, elimde sebze torbaları ile şaşkın bakışlarla karşılandım. Çocuklara, lahana, kabak, pırasa, mercimek, fasulyeyi tanıtan 45 dakikalık bir drama uygulaması yaptım. Benim için çocuklara öğretmenlik yapmak ilk defa yaşadığım bir deneyimdi. Çok keyif aldım, ben de çocuklarla çocuk oldum. Çok teşekkürler.
Kerim Dilber
================================================================
Merhabalar. Veli katılım programında sıra bana gelmişti. Fatoş Öğretmenle küçük bir toplantı yaptık. Ne yapabileceğimizi konuştuk, iki gün sonra sınıf öğretmenliği yapacağımı söyledi. Akşam malzemeleri Emre ile paketlerken, bana "anne yarın çok güzel giyinmeni istiyorum" dedi. Ben de nedenini sorduğum zaman, Fatoş Öğretmen'in her zaman çok güzel giyindiğini duyduğum zaman, bu çok hoşuma gitti, çünkü çocuğumun bu şekilde ince düşündüğünü ilk defa gördüm. Öğleden sonra okula gittim, çok heyecanlıydım. Sınıfa çıktığım zaman, öğrenciler yemekten yeni çıkmışlardı, onların geldiğini duyunca çok heyecanlandım ve ellerim titredi. Öncelikle onlarla tanıştım. Fatoş Öğretmen bana yardımcı oldu ve beraber kaşıkları süslemeye başladık. Çok güzel bir ortamdı, çocuklar yaptıkları bebeklere isimler takıyorlar, kendi aralarında kim daha güzel yapmış diye konuşuyorlardı. Onların heyecanı beni çok mutlu etti. Kaşıkları, kaşıklıktan çıkarttık ve çok güzel saçlı rengarenk elbiseli birer bebeğe dönüştürdük. Çocuklar çok uslu durdukları için en son onarlın hepsine ödüllerini de verdim. Çok teşekkürler.
Emine Ekmen
================================================================
Yıllar önce bıraktığım mesleğimi kısa süreliğine de olsa yeniden icra edebildiğim için çok sevinçliyim. Bana bu imkanı tanıdığınız için Mavi-Beyaz ailesine teşekkür ederim.
Çarşamba gecesi migren ağrım tutmuştu ve gidip gitmememe konusunda kararsızdım. Perşembe günü harika gelmişti ve müthiş heyecanlıydım. Atay beni ilk defa bir yöresel kıyafetle görecekti. Sınıfın tamamı bir o da şaşkınlık içindeydi ve bir sesleniş "anne seni çok seviyorum". İşte bütün ağıların, yorgunluğun ve heyecanın gittiği an. Kısacık beraberlik bir anda bitiverdi ve harikaydı. İnsanın kendi çocuğunun karşısında mesleğini icra etmesi ve karşılığında guru dolu o bakışla karşılaşmak müthiş bir duyguydu. Tekrar teşekkürler Mavi Beyaz
Aylin Özcan Atay' ın Annesi
================================================================
================================================================
Sevgili Mavi Beyaz Ailesinin Üyeleri,
Merhaba.
Ben 5 yaş sınıfından Sarp'ın annesiyim. Bugün oğlum ve arkadaşlarıyla harika bir deneyim yaşadım ve bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ben piyanistim ve aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. İşim gereği her yaş grubundan çocuklarla çalışıyorum ve onlara piyano çalmayı öğretiyorum. Buna rağmen, Mavi Beyaz'da yalnız bir gün için bile olsa öğretmenlik yapacağımı ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Etkinliğimin mesleğimle, yani müzikle ilgili olması kaçınılmazdı ama yine de nasıl bir şey yapacağım konusunda telaşa kapıldım. Kısıtlı bir süre içerisinde onlara müzikle ilgili ne öğreteceğime karar vermek pek de kolay olmadı benim için. Zira, hem onları eğlendirecek, hem ilgilerini çekecek hem de akıllarında kalacak bir etkinlik olmalıydı. Sonunda onlara müziğin ABC' sinden yani notalardan bahsetmeye karar verdim ve müzik CD'si ile desteklenmiş resimli kaynak kitaplarımı alarak bugün yuvaya gittim.
Sınıfa girdiğimde çocuklar, yuvarlak masanın etrafında oturmuş meraklı gözlerle beni bekliyorlardı. Öncelikle onlara kendimi tanıttım ve mesleğimden söz ettim. Sonra onlara aldığım kitapları dağıttım ve hep birlikte notaların şarkılarını dinledik ve notaları değişik renklerle boyadık. Ne yazık ki süremiz bütün notaların şarkısını dinlemeye ve renklerle boyamaya yetmedi. Müzik, resim ve eğlencenin birarada olduğu bu etkinlik çok hoşlarına gitmişti; öyle ki dersin bitmesini istemediler. Ben de onlara bu kitapların ve müzik cd'sini okula bırakacağımı, böylece diğer günlerde de bu etkinliğe devam edebileceklerini anlattım ve onlara hoşçakal diyerek veda ettim.
Çocuklarımızın daha bu ufacık yaşta müziğe, resme, sanata duydukları bu ilgi beni çok memnun etti. Çocukların küçük yaştan itibaren bilinçli bir şekilde müziğe yönlendirilmeleri, zihinsel ve ruhsal gelişimleri açısından gerçekten de çok önemli. Onlara özellikle klasik müzik ve çocuk şarkıları dinleterek, konserlere götürerek, ileride iyi ve kaliteli bir müzik dinleyicisi olmalarını ve hatta kendilerinin birer amatör ya da profesyonel müzisyen olmalarını sağlamak mümkün. Tabii ki bu konuda en büyük görev biz ebeveynlere düşüyor.
Son olarak, çocuklarla böyle hoş ve faydalı bir deneyim yaşama fırsatını tanıdıkları için Mavi Beyaz yönetici ve öğretmenlerine teşekkür etmek istiyorum. Bu tarz etkinliklerin çocuklar için olduğu kadar biz büyükler için de eğitici olduğunu düşünüyorum ve devamını diliyorum. Saygı ve sevgilerimle.
Aygül Günaltay Şahinalp
================================================================
Bu ayki son annemiz dört yaş grubundan Barış' ın annesi Nebahat Hanımdı. O da Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenidir. Küçüklerimize güzel bir program hazırlamıştı. Önce onlara her birine getirdiği minik hayvancıkları verdi tek tek bu hayvancıkları tanıdılar ve her birinin çıkardıkları sesleri yaşadıkları ortamları öğrendiler. Daha sonra bir kitapcıkda yer alan bu hayvanların dokunsal resimleri ile ilgili minik parçacıkları elleyerek, onların dış yüzeylerini tanıdılar. Yumuşak, sert, tüylü tüysüz, pütürlü, pütürsüz gibi değişik kavramları öğrendiler. Daha sonra Nebahat Hanım onlara Pinokyo isimli masalı okuyarak yalan söylemenin nasıl kötü bir davranış olduğunu anlattı. Böylesine dolu dolu bir programı yaşayan çocuklarımız çok mutluydular. Ayrıca Nebahat Hanım onlara kitap ve hayvancıkları da hediye etti. Galiba Nebahat Hanım da kendi büyük öğrencilerinden çok bizim miniklerle daha mutlu olmuştu. Bakın izlenimlerini bize nasıl anlattı.
Merhaba, ben Barış' ın annesi. Bu ayki, anne katılım programında 4 yaş çocukları ile bir şeyler paylaşmaya çalıştım. Bu katılım için tarih belirlediğimiz zaman, acaba ne yapabilirim de çocuklara faydalı olabilirim diye kaygılanmadım desem yalan olur. Mesleğim öğretmenlik olmasına rağmen, o yarım saatlik ders öncesinde, sanki ilk defa böyle bir şey yapacakmışım gibi heyecan duydum. Bu heyecanı duyabilmek, öğretmenliğin en güzel yanı olsa gerek. Tabii insanın kendi çocuğunun da aynı ortamda olması, farklı bir duygu yaratıyor. Çocuklarla öncelikle hayvanları tanımaya ev sevmeye yönelik bir söyleşi yaptık. Küçük hayvancıklarla oynayarak ve kitaptaki resimlere bakılarak yapılan keyifli bir söyleşiydi bu. Sonra Pinoko' yu okuduk ev hep birlikte resimlerine baktık. Yalan söylemenin ne kadar kötü bir davranış olduğunu hep bir ağızdan tekrarladık. Sonra da kendilerine dağıttığım masal kitaplarını okumaya koyuldu çocuklar. İşte bu en keyif aldığım zamandı. Keşke zamanımız daha uzun olsaydı da, her birinin kitabını inceleyip okumanın ne kadar önemli olduğunu onlara şimdiden anlatabilseydim.
Evet, bir edebiyat öğretmeni olarak en büyük temennim çocuğumun -gelecekte ne olursa olsun- kitap okumayı bir zevk ve alışkanlık halinde getirebilmesidir. Ve tüm anne-baba ve öğretmenlerden de isteğim, kendimizden sonraki nesile okuma zevkini şimdiden aşılamaya çalışmanızdır. Buna toplumuzun eğitilebilmesi içi o kadar çok ihtiyaç var ki. Teşekkür ediyorum.
Nebahat Taçalan
================================================================
ŞUBAT
En güzel gün. Uzun zamandır Alara' nın sabırsızlıkla beklediği gün gelmişti. Aylardır bugünün gelmesinin heyecanı ile yaşıyordu. Yaptıracağım çalışma için onun da fikrini almıştım. Hayvanları çok sevdiği için, alternatiflerin içinden kedi yapmaya karar verdik. Zamanım kısıtlı olduğu için, malzemeleri almam için teyzesi Çağla' nın da yardım etmesinden söz etmeden geçemeyeceğim.
İşyerimdeki bütün arkadaşlarıma, sevinç ve gururla öğretmenlik yapacağımdan günlerce bahsettikten sonra, adeta iple çektiğim gün geldi ve öğlen yola çıktım. Çok mutlu ve heyecanlıydım. Sınıfa ilk girdiğim zaman, Alara' nın sevinçten ağzının kulaklarına varmış olduğunu görmek ve çocukların da yeni farklı bir çalışma için heyecan yaşıyor olduklarını hissetmek çok güzel bir duyguydu. Onlarla süngerden kedileri oluştururken, dikkatlerini toplamak için sürekli sorular sormak, işim gereği bankacılık ve para hakkında bilgi vermek, düşüncelerini öğrenmek, zevkleri ve ileriki hayatları hakkındaki fikirleri duymak çok zevkliydi. Alara' nın Akın ile ilgilenmesi, kedimizle ilgili kitap okurken, tüm çocukların kedilerle ilgilenmeleri, sarmaş dolaş olup, öpüşüp koklaşmamız, çocuklarla aramızdaki gelişen inanılmaz elektrik beni çok etkiledi.Ayrıca Alara' nın bakışları yıllar boyunca hafızamdan silinmeyecek. Onun çocuklarına, torunlarıma anlatacağım mükemmel bir deneyim oldu.
Nilüfer Hanım' a, Tuba Hanım' a özellikle de Fatoş Hanım' a ve Mavi Beyaz Çocukevi' nin tüm çalışanlarına 3 yıl boyunca Alara' ya ve inci tanelerimize sağladıkları olumlu gelişmeler için çok teşekkür ediyorum.
Sevgilerimle, Pınar TURHAN
================================================================
Merhaba, Ben Çiğdem, kızım Elif Su, 4 yaş grubuna gidiyor. Her sabah babası işe giderken götürür, akşamları da ben alırım. Kızım yuvada birçok şey öğrendi. Kendisi orada olanları, arkadaşlarıyla neler yaptığını her akşam keyifle anlatır.
Veli katılım programında, sıra bana geldiği zaman, ben de çocuklar için bazı bilgiler hazırlayıp gittim. Onlara çoraptan kuklalar yaptırdım. Hikaye okudum. Yılanlar hakkında bilgi verdikten sonra, sorular sordum. Çok güzel ve değişik cevaplar aldım. Çocuklar yılanların dilleriyle koku aldıklarını öğrendikleri zaman, çok şaşırdılar. Çocuklarla güzel bir saat geçirdik. Böyle bir imkan sunduğu i.in Nilüfer Hanım' a teşekkür ederim.
Çiğdem TUNCER
================================================================
Merhabalar, ben 5 yaş sınıfından, Selin' in annesi Gonca Şevyo. Öncelikle, veli katılım programını bu kadar başarı ile uyguladıkları için Mavi Beyaz Çocukevi' ni kutlarım. Fotorafları, yapılan faaliyetleri gördükçe, gelen velilerin izlenimlerini okudukça, çocuklara ne kadar faydalı bir program olduğunu görüp sevindim. Ben de çocuklara bir nebze faydalı olabilmek için Şubat ayında bir derslik bir program hazırladım.
Önce Saint-Benoit, ardından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdikten sonra, Mimar Sinan Üniversitesi' nden öğretmenlik sertifikamı aldım. Büyük kızım Selin' e hamile kalana dek, İstanbul' un seçkin özel okullarında İngilizce Öğretmenliği yaptım. Yaklaşık 5 yıldır, Selin ve kardeşi Lara' yı bizzat kendim büyütmek istediğim için, çalışmalarıma ara verdim. Selin' in sınıfına ders vermek benim için hem çok heyecanlı hem de çok zevkliydi. Benim öğretmen olduğuma bir türlü inanamayıp, mesleğimi "annelik" sana Selin' i ikna etmemde bu fırsat çok yardımcı oldu.
Çocukların İngilizce dersinde, o hafta renkleri ve şekilleri öğreneceklerini duyunca, ben de birkaç renkle ilgili öğretici faaliyet ve oyunlar hazırladım. Renklerimiz, "yellow, blue, green, red" olduğu için bu renklerde peluş oyuncaklar götürdüm sınıfa. İlk oyunumuz rengini söylediğimiz oyuncağı elden ele geçirmekti. Daha sonra sıraya giren çocuklara, birer renk söyleyerek, sınıfta o rengi bulup, tutmalarını ve orada beklemelerini, aynı eşyayı tutmanın yasak olduğunu söyledim. Daha sonra çocuklara, üzerinde, "YELLOW SUN, BLUE CLOUD, GREEN TREE, RED APPLES" olan önceden hazırladığım kağıtları dağıttım. Birlikte hem renklerin hem de güneş, bulut, ağaç ve elma kelimelerinin üzerinden geçtik. Sonra da yine, önceden hazırlayıp kestiğim, yellow sun, blue cloud, gren tree, ve red apples resimlerini, birlikte kağıtlaromıza yapıştırdık. Son olarak çocuklara İngilizce renkleri tek tek söyleterek, o renklerde eşyaları bulup bana getirmelerini söyledim. Hatta, pink, white ve orange renklerini de bu oyunda kullandık.
Çocuklar çok eğlendiler, ders bitmedin istediler ve farkına bile varmadan, İngilizce kelimeler öğrenip, bir çok İngilizce komuta da kıulak aşinalığı kazandılar. Renklerden, "blue, yellow, gren, red "öğrenirken, sun, cloud, tree, apple, pink white, orange, touch and wait, what' s your name?, what colour is this?" gibi kelimeler ve komutları da tekrar ettik. Çocukların öğrenmeye ne kadar hevesli, bilgiye susamış olduklarını görmek, beni çok mutlu etti ve kızımın da bu sınıfın bir parçası olması beni gururlandırdı.
Gonca ŞEVYO
================================================================
MART
Merhaba, ben 4 yaş grubundan Berke'nin annesiyim. Günlerdir veli katılım programında sıranın bana gelmesini bekliyordum. Oğlum Berke'nin "anne sen ne zaman okula geleceksin" diye sorması sabırsızlığımı bir kat daha arttırıyordu. Okula geleceğim haftanın başında Aslı ve İlknur öğretmenle yaptığımız görüşmede daha önce aklıma gelmemiş olan bir kukla gösterisinin çocukların ilgisini çekebileceğini konuştuk. Gerçekten de böyle bir aktivitenin onların çok hoşuna gideceği düşündüm ve hiç vakit kaybetmeden aynı gün içerisinde Kadıköy'e gidip kukla aramaya başladım. Sonunda kaplan, kurt ve geyik kuklalarını aldım ve hemen bunlara uygun bir senaryo yazmaya başladım. Oğluma hergün hikaye anlatmaya alışık olduğum için senaryoyu yazmak oldukça kolay oldu.
Büyük gün geldiğinde okulun giriş katındaki kukla odasına girdim, orada bulunan kukla perdesi sayesinde herşey çok gerçekçi olacaktı. Hemen Tuğba'yla beraber perdenin arkasına geçtik ve kuklaları oynatmaya başladık. Çocuklar küçücük sandalyelerinde oturmuş bizi dikkatle izliyorlardı, kötü kurt, zavallı geyik ve kahraman kaplan hikayesi onları çok güldürdü. Kukla gösterisi bittiğinde perdenin arkasından çıkıp kendimi tanıttım, tabi bizim uyanıklar kuklaları hemen elimden kaptılar. Kızlar geyiği, erkekler kurt ve kaplanı merak etmişlerdi. Aslı öğretmen onlara sırayla hepsini paylaştırdı. Daha sonra yanımda getirdiğim hikaye kitaplarını da okudum ve Berke'nin ısrarı üzerine kısa bir kukla gösterisi daha yaptık.
Çocukların hepsi çok güldüler, ben de onları güldürüp eğlendirdiğim için çok mutlu oldum. Umarım en kısa zamanda böyle bir fırsat elimize tekrar geçer ve çocuklarla bu değerli zamanı paylaşma imkanını yine buluruz. Mavi Beyaz ailesindeki herkese çocuklarımıza verdikleri eğitim ve kazandırdıkları tüm güzellikler için çok teşekkür ederim.
Başak Çiçek
================================================================
Anne sen ne zaman gelip bize faaliyet yaptıracaksın? Ne faaliyeti oğlum? Eeee herkesin annesi geldiiii sen gelmedin, tamam aşkım nedir ben bir Nilüfer Öğretmen' e sorayım.
Diyaloğu ile başlayan faaliyet muhabbetimiz her gün bir çok kez "ne zaman" sorularını takriben bir Çarşamba günü, Fatoş Öğretmen' in müjdeli haberi vermesiyle yerini " ne yapabilirim" sorusuna bıraktı.
Fatoş Öğretmen' in de desteği ile, çocuklara kağıt katlama sanatından bir örnek yaptırmayı planladık. Seçim bana bırakıldı. Buraya kadar güzel, esas iş bundan sonra başladı. Çocukların en kolay neyi yapabileceğini bulmak için yaptığım denemeler sonucunda (bu arada origami ustası oldum) Nilüfer çiçeğinin başlangıç için ideal olduğuna karar verdim.
Ve beklenen gün geldi, oğlumun sıkı tembihlerinden sonra tüm malzemelerimi de alarak okula gittim. Kapıdan girer girmez bir heyecan, "acaba doğru yapabilecek miyim" sorusu kafamda, faaliyete başladık. Bu çocuklar zehir gibi, hemen yapıverdiler nilüfer çiçeklerini. Bu arada çiçek hakkında bir sürü bilgi anlatmayı ihmal etmedik tabii. Çiçeklerimizi yaptık, yapraklarına oturttuk, köklerimizi yaptık, süsledik. Bu arada örnek olarak yaptığımız kurbağalar suda yüzüyor mu denedik. (kağıt olduklarından suya girince bozluyorlarmış, öğrendik). O kadar keyif aldım ki, hele dersimizin sonunda "gene geelll" demeleri ve teşekkür etmeleri her şeye bedeldi.
Bir dahaki faaliyette kurbağa yapacağız, ama yüzdürmek yok.
Teşekkürler Mavi Beyaz
İlkden Kalyon
================================================================
================================================================
Merhabalar
Ben 4 yaş grubundan Can Tavukçuoğlu' nun annesi Renan,
Öncelikle sizlerle Mavi Beyaz' ın hem Can' ın hem de bizim hayatımıza nasıl girdiğini ve önemini paylaşmak istiyorum. 8 sene Amerika' da yaşayan eşim Erdem ve ben, Can' ın doğumundan sonra Türkiye' ye kesin dönüş yapma kararı aldık. Can' ı ailelerimizden ve kültürümüzden uzak büyütmek istemedik. Döndükten sonra hemen çalışmaya başlamasam da, haftada Can' ı birkaç saat bırakabileceğim güvenli bir yer bulabilmek istedim ve Mavi Beyazla tanışmamız bu şekilde oldu. Can henüz yürüyemezken, gerek Engin Dedesi' nin gerek Ateş Abisi' nin kucağında Mavi Beyazlı oldu. Can 1,5 yaşındayken ben çalışmaya başladım. Bana huzurlu bir iş hayatı sağladığı için başta Nilüfer Hanım' a ilk öğretmeni Fatoş Öğretmen' e, ikinci senede öğretmeni olan Aslı Öğretmen' e ve İlknur Öğretmen' e, Can' a emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, çünkü takdir edersiniz ki bir anne için en önemli şey çocuğunun sağlıklı gelişimi ve mutluluğudur. Mavi Beyaz bunu samimiyetle sağladığından bizim ailemiz için her zaman önemli ve unutulmaz olacak.
Gelelim aktivite günümüze. Herkes gibi ben de Asli Öğretmen ve İlknur Öğretmenle bir ön görüşme yaptım. (Dediklerine göre Can benim öğretmen olmam konusunda çok hevesliymiş. Bu beni çok sevindirdi tabii ve aile katılım programlarının hem çocuk hem ebeveyn açısından çok olumlu olduğuna inanıyorum. Sağ olsunlar, kafamda oluşan bir fikri yardımlarıyla, 15 Mart Perşembe sabahı saat 11' de hayata geçirmek üzere netleştirdik. Can hayvanları çok sevdiği için, hayvanlarla ilgili bir konu olmasını istiyordum. Aktivite günümüz de hayvanlarla ilgili ünitenin işleneceği haftaya denk gelmişti. Böylece aktivite ortaya çıktı. Kağıt tabak ve çitalar kullanarak herkese birer hayvan maskesi yapacaktık.
Yazılanları ve diğer anne aktivitelerini hep okurum, ama herkesin bahsettiği heyecanın ne kadar gerçek olduğunu ancak yaşayan anlayabiliyormuş. Hazırlıkları tamamlamam son geceye kaldı, çünkü renkli kartonlardan hayvan şekilleri kesmenin çok uzun sürmeyeceğini düşünüyordum, yanılmışım. Bir de 13 çocuk için 13 ayrı hayvan maskesi hazırlamak istedim. Saat gecenin 1' i olduğunda, sadece iki çocuğun aynı hayvan maskelerine sahip olmalarının pek de hayal kırıklığı yaratmayacağına inanmaya çalışarak, kendi aktivitemi sonlandırdım. Sabah gerçekten çok heyecanlı başladı. Okula geldiğimde sınıfta tüm çocuklar oturmuş hazır beni bekliyorlardı. Herkese ayrı ayrı hazırladığım zarflarını verdim. İçlerinden çıkanları öğretmenlerinin yardımıyla yapıştırıp her birine birer hayvan maskesi yaptık. Daha sonra herkese yaptığı hayvanın isminin ve renginin İngilizcesini öğretmek istedim. Ama sanırım ilgi gösterebilecekleri sürenin sonuna gelmiştik. Özellikle Alper ve Defne' nin heyecanını ve Elifsu' nun çıkarken beni kucaklamasını unutmayacağım. Sanırım en az ilgiyi kendi oğlumdan gördüm. Çok keyifli bir sınıfı varmış Can' ın. Bir sonraki aktiviteyi iple çekiyorum.
Sevgiler,
Renan TAVUKÇUOĞLU
================================================================
Tüm Mavi Beyaz'lılar merhaba..Ben 5 yaş grubundan Begüm'ün annesi Ebru Tolan Karahasanoğlu. Anne katılım programında sıranın bana gelmesini benden daha çok kızım sabırsızlıkla bekliyordu ve Fatoş öğretmenin bu konu ile ilgili aradığını duyunca çok
heyecanlandı. Onun o sevincini, heyecanını, sabırsızlığını görmek benim için zaten büyük bir keyifti. Sene başında programdan ilk bahsedildiğinde kendimce origami tarzı bir çalışma yaptırırım diye düşünmüştüm ve Fatoş öğretmene de böyle söyledim. Ama ön hazırlıkları yapmaya çalışırken anladım ki bulabileceğim malzemeler çocuklara uygun değil. Bu sefer ben de heyecanlanmaya başlamıştım çünkü faaliyet günü, saati belliydi ve hızla yaklaşmaktaydı ama ortada benim yaptırmaya karar verebildiğim bir proje yoktu. Ya güzel bir faaliyet bulamazsam ya da bulduğum çocukların hoşuna gitmezse diye çok endişelendim. Ama sonunda istediğim gibi bir fikir geldi aklıma ve bahar mevsiminin başında bahar dalları yaptırmaya karar verdim. Hem de patlamış mısırdan. Çiçekçiden sünger, bahçeden dallar, toprak, taşlar, yapraklar, kırtasiyeciden kartonlar, yapıştırıcılar alıp bol bol da mısır patlattım. Keyifle ön hazırlıkları tamamlayıp yuvaya gittim. Sınıfa girdiğimde masanın etrafında toplanmış heyecanlı, meraklı, gözleri ışıldayan, pırıl pırıl çocuklar vardı. Hemen tanışıp faaliyetimize başladık. Kısa sürede çok güzel süslediler dalları mısır patlaklarıyla. Dalları ağacımızın gövdesiyle birleştirince projemiz tamamlanmış oldu. Ben onlarla olmaktan çok büyük bir keyif almıştım, sanıyorum onlarda yaptıkları faaliyeti sevmişlerdeki beni bol tezahüratla uğurladılar. Yuvadan ayrılırken neden geçen 2 senede böyle bir çalışma yapmadığımızı düşünmeden edemedim. Kızımla anılarımıza böyle keyifli bir günü ekleme fırsatı verdiği için başta Nilüfer Hanım'a, Fatoş öğretmene ve bu vesileyle 3 yıldır Begüm'e emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
Ebru Tolan Karahasanoğlu
================================================================
Beşinci annemiz 4 yaş grubundan Batu' nun annesi Banu hanımdı. O da bize bir koyun ve bir elma ağacı yaptırdı. Mısırlarla yaptığımız koyun ve makarnalarla yaptığımız ve boyadığımız elma ağacı pek şirin oldu. Ayrıca çalışma yine müşterek çalışmayı gerektiren bir projeydi. Çocuklar her zamanki gibi bu konuda çok başarılıydılar. Banu Hanım ayrıca hepsine birer boyama kitabı armağan ederek, gönülleri fethetti. Bakalım annemizin bu günle ilgili yazdıkları nelermiş.
Öncelikle Mavi Beyaz Evi iaşesinde bana bu fırsatı verdikleri için teşekkür etmek istiyorum. İnsanın dış dünya ve kafasını kurcalayan bütün sorunlar arasına set çekebildiği bir ortamda geçirdiğim 1 saat bana ilaç gibi geldi. Minik öğrencilerin hepsi onlar için hazırlanan elma ağacını ve koyunu makarna ve mısırla süslerken çok eğlendiler. Boyama kısmı daha da eğlenceliydi. Hepimiz elimiz, yüzümüz, saçımız yeşil ve kırmızı boyalarla kaplı kaldık. Aktivitemizde en az minikler kadar ben de eğlendim. Ama benim için en önemlisi, oğlum ile ona ait bir mekanda, ona ait arkadaşlarıyla vakit geçirebilmek oldu. Ence bu çalışma daha sık yapılmalı. Hem bizlerin biraz da olsa eski günlere dönmemize, hem de çocuklarımızla belki de evde olmadığımız kadar yakın olmamıza olanak sağladığından tekrar teşekkürler.
Banu Ponce
================================================================
NİSAN
Bu ayki veli katılım programımızın birinci konuğu, 5 yaş grubundan Ege Çalışır’ ın annesi Selbin Hanımdı. Selbin Hanım o gün kendi tabiri ile, evlerinin market listesine taş çıkartan bir malzeme ile okula geldi. Çorapların içine talaş ve çim tohumu konularak hazırlanan çim adamlar çok sükse yaptı. Bütün çocuklar büyük bir heyecanla, çim adamlarını yapıp süslediler. Bakalım Selbin Hanım bugün ile ilgili neler diyecek.
Aylık bültenlerden ve Ege’den duyduğum kadarıyla bir gün sıranın bana da geleceğini biliyordum ama ne yalan söyleyeyim gerek işimin yoğunluğundan gerekse ne yapacağımı bilememekten olabildiğince erteledim Anne Faaliyetini… Ama bir gün artık Fatoş Öğretmen telefon açıp da “Selbin Hanım Ege benim annem ne zaman gelecek diye soruyor? Acaba gelebilecek misiniz?” dediğinde daha fazla kaçamayacağımı ve bunun oğlum için ne kadar önemli olduğunu anladım. Neler yapabileceğimi konuşmak üzere Mart ayının son haftası okula gittim ve Fatoş Öğretmen bana alternatifleri sıraladı. Hiçbiri de çok cazip gelmedi. Sonunda Fatoş Öğretmenin aklında Çim Adam fikri geldi. Bu fikre ben de bayılmıştım. Taa ki ihtiyaç listesini öğrenene kadar. Fatoş Öğretmen bana bir liste verdi ki bizim evin aylık market listesi daha masumdu yanında. Neyse ben güzelce malzemeleri toparladım ve heyecanla 4 Nisan’ı beklemeye başladım. Tabii benden daha heyecanlı birisi daha vardı ki o da Ege ve bütün ısrarlarıma rağmen, “sürpriz olsun arkadaşlarına söyleme sakın” dememe rağmen tüm sınıfa yaydığı için de bütün herkes.
Beklenen gün geldi çattı. Biz bütün malzemelerle sabahtan okula gittik. Bendeki heyecanı anlatamam çünkü ben hayatımda ilk kez öğretmenlik yapacaktım. Bir de bana öğretmenim demezler mi, nasıl garip oldum anlatamam. Fatoş Öğretmen beni tanıttı, “biliyor musunuz çocuklar bugün ne yapacağız” dedi, tabii bizim bülbüller önceden bildikleri için hep bir ağızdan ÇİM ADAAAAM diye bağırdılar.
Herkes toplanmaya başlayınca biz de hazırlıklarımıza başladık. Nasıl meraklılar, nasıl heyecanlılar anlatamam. Bir de tabii hep bir ağızdan Shake It Up Sekerimi soylemesinler mi, ben gülmekten bayılacağımı. Ve çok kısa bir sürede sanki ben her gün Mavibeyaz’a giden bir öğretmenmişim gibi havaya girdim, hatta kendimce otorite bile kurdum. Faaliyetimizi hep birlikte, herkesin katılımı ile tamamladık. Ama sonunda Fatoş Öğretmen de itiraf etti ki şimdiye kadar ki en pis ve bol malzeme gerektiren, zahmetli faaliyet bana düşmüştü. O da ertelemenin cezasıydı sanırım.
İnanır mısınız faaliyet bitsin de ben işe döneyim hiç istemedim. Gerek Ege’nin yüzündeki o gurur ifadesini görmek, gerek bir saatliğine bile olsa öğretmen olmak ve o dünya tatlıları ile birlikte vakit geçirmek bana tahmin edemeyeceğim bir keyif vermişti. Sonunda duydum ki her faaliyete not veriyorlarmış. Ben de sordum, Çocuklar bana kaç not vereceksiniz bakalım diye? Hep bir ağızdan bağırdılar YÜÜÜÜÜZZZZ.
Teşekkürler Fatoş Öğretmen, teşekkürler Mavi Beyaz . Bana bu keyfi yaşattığınız için.
Selbin ÇALIŞIR
================================================================
İkinci velimiz 4 yaş grubundan Mert’ in annesi Rozet Hanımdı. O da çok değişik ve yapımı zahmetli bir etkinlik hazırlamıştı. Mumluk yapmak üzere boş kadehleri gören çocuklar önce beslenme saatinde olduklarını düşünseler de daha sonra bardaklar sıvı malzeme ile dolunca oldukça heyecanlandılar. Ama en çok da bir süre sonra malzemenin bardaklarda donmuş halini görünce etkilendiler. Böylece çocuklar aynı anda hem el faaliyetini hem de maddenin sıvıdan katıya geçişini görerek bir etkinlik yapmış oldular.
Rozet Hanım o günü bizlere şöyle anlattı.
Merhaba, ben 4 yaş grubundan Mert’ in annesi Rozet. Ben de herkes gibi veli katılım programında sıranın bana gelmesini bekliyordum. Ancak ne yapacağıma karar verememiştim. Sonra Aslı ve İlknur Öğretmenlerle yaptığımız görüşme sonucu mum yapmaya karar verdik. Gerekli malzeme listesini çıkarttık ve ben hemen bir hobby mağazası aramaya başladım. Sonunda Kadıköy’ de uygun bir yer buldum ve malzemeleri almaya başladı. Günü geldiğinde heyecanla sınıfa girdim. Mert beni görünce çok şaşırıp sevindi. Çocuklara mum yapımı için aldığım kadehleri dağıtınca, onlara su vereceğimizi düşündüler ve su vermemizi beklediler. Sonra aslında onlara su vermek istemediğimizi, bir faaliyet yapmak için boş kadehleri verdiğimizi anlattık. Hep birlikte mumları yaptık. Benim için eğlenceli bir gündü. Bu fırsatı bize tanıdıkları için ve çocuklarımızın her şeyi ile çok ilgili oldukları için Mavi Beyaz Ailesi’ ne sonsuz teşekkürler.
Rozet HALİGÜR
================================================================
================================================================
Üçüncü annemiz 5 yaş grubundan Efe Tan’ ın annesi Gülşah Hanımdı. Gülşah Hanım çok değişik bir etkinlik hazırlamıştı. Pinokyo isimli dramatizasyon çalışması yaptırdı. Pinokyo hikayesini temsil edebilmeleri için kostüm ve dekorları büyük bir özenle hazırlamıştı. Çocukların çok ilgisini çeken bu etkinlik büyük bir başarı ile gerçekleştirildi. Gülşah Hanım bu faaliyetin tekrarı için oldukça yoğun istek aldı. Bakalım Gülşah Hanım o zamanı bizimle nasıl paylaşıyor.
Merhaba,
Ben 5 yaş grubundan Efe'nin annesi Gülşah Tan. Başta bütün velilere mükemmel çocuklara sahip olduklarını hatırlatmak istiyorum.Bu kadar mutlu ve duygu dolu bir gün geçireceğimi tahmin etmemiştim.
Fatoş öğretmenimiz faaliyet konusunu bana açtığında ilk önce çok heyecanlanmıştım ve hemen ne yapabileceğim konusunu düşünmeye başladım. Eski okul dönemlerimde Efe'nin yaş grubunda olan çocuklarla çok vakit geçirme zamanı bulmuştum ve bu konuda açıkçası biraz şanslıydım. Çünkü faaliyet konusunda deneyimli bile sayılabilirdim.Aklımdan geçen ise aktif olarak çocuklarında katılabileceği ufak çaplı bir tiyatro oyunu hazırlamak oldu.Tiyatro oyunumuzun adı Pinokyo. Tabi bunun bir de hazırlık dönemi olacaktı. Kullanacağımız alet ve eşyaları hazırlamak,karakterlerin kullanacağı yardımcı kostüm ve malzemeleri kendi el emeğimle yapmak benim için büyük bir zevkti.Çocukların da kostümleri gördükleri andaki merakı ve heyecanı da gözlerinden okunuyordu.Tabi Efe bu malzemeleri hazırlamada bana çok fazla yardımcı olduğu için o daha sakindi ve neyin ne işe yaradığını arkadaşlarına anlatmaya başladı.İlk önce makyajlarımızı yaptık daha sonra da oyuna göre kostümlerimizi kullanmaya başladık.Kulakları ,kuyrukları, şapkaları ve diğer malzemeleri kullanmaya ve yavaş yavaş oyunumuza başladıkça her çocuğun farklı bir yetenek olduğunu , ileride çok başarılı tiyatro oyuncuları olabileceklerini de fark etmiştim.Onların gözlerindeki heyecan,sarfettikleri çaba, eğlendiklerini görmek ve mutlu olmaları beni de mutlu etmişti.Hepsi Pinokyo masalının gerçek birer karakteri olmuştu.Bütün çocuklar da oyunun hakkını vermişti doğrusu.Oyun bittiğinde çocukların tekrar etmek için sevinçleri ve heyecanları beni çok duygulandırmıştı.Tekrar,istedikleri zaman belki de başka bir oyunda zevkle onlara katılabilirim çünkü o gün okuldan hiç istemeyerek ayrıldım ama çok mutluydum.
Böyle bir faaliyete katılmaktan ve mükemmel çocuklarla birlikte olmaktan onur ve gurur duydum.O gün Efe'nin de heyecanı, arkadaşlarıyla diyaloğu, katılımı ve gözlerimin içine teşekkür edermişçesine bakışı gözlerimi yaşartmadı değil.Ben de Efe'ye -aslında sadece oğlum olması bile yeterli-benden yardımlarını esirgemediği,beni gururlandığı ve bana böyle bir gün yaşattığı için teşekkür etmeyi ihmal etmedim.. Bir anne olarak bütün anne ve babalara, Fatoş öğretmene, Tuğba öğretmene ve diğer bütün okul çalışanlarına teşekkür
ederim.
Gülşah Tan
================================================================
Aile katılım programımızın bu ayki son konuğu bu kez süprizli birisiydi. Programı 4 yaş grubundan Ecenaz’ ın ağabeyi Kerem hazırlamıştı. Bize bulutları ve yağmurun nasıl yağdığını anlattı. Çocuklarla çok iyi iletişim kurabildiği için tüm grup onunla çok eğlendi. Bakalım Kerem Ağabey o günü bize nasıl anlatmış.
Çok eğlendim. Ben çocuklara bulutları anlattım. Bazı huyları beni çok şaşırttı. Ayrıca çok zekiydiler. Beni çok dikkatli dinlediler. Hepsi bana sıcak davrandılar. Bunu kalbimden söylüyorum, bu kadar zevkli bir ders görmemiştim. Çocuklar benden sıkılırlar diye düşünmüştüm gelmeden önce. Doğrusunu söylersem ben onlardan daha çok eğlendim, bu kadar keyif alacağımı sanmıyordum.
Kerem ÇİFTÇİ
================================================================